Per Aspera Ad Astra / Zorluklardan Yıldızlara

Fenerbahçe / 2010-11 Başlangıç

Fenerbahçe Acıbadem (en sevdiğim ifade şekliyle kısacası kulüp smiley )..

Japonya dönüşüm 1 günlük izinden sonra hız kesmeden kulüp idmanlarıyla devam etti. Yeni takım arkadaşlarım ve yeni hocamızla tanışacak, çalışacak olma heyecanı ile bu sezona ‘merhaba!’ dedim. Antrenörümüz hem çok iyi hem de çok samimi birisi, yeni takım arkadaşlarımdan bahsetmek gerekirse de hepsi çok uyumlu ve sıcak insanlar. smiley İdmanlarımız yoğun, kaliteli ve tempolu geçiyor. Hem çalışıyoruz hem de yeni şeyler öğreniyoruz diyebilirim. Kulübümü o kadar çok özlemişim ki anlatamam… Bu senenin güzel geçeceğini hissedebiliyorum. Sezon öncesi çok az takım çalışması yapma şansı bulmamıza rağmen Süper Kupa’yı evimize götürdük. smiley Bunlar oldukça önemli şeyler..

Sezon başladı. Ligde 3 maç yaptık şu ana kadar ve hepsi 3-0 net skorlarla bitti. Avrupa macerasında Bergamo maçı, rakip takımın as oyuncuları dinlendiği için bizi pek de zorlamadı diyebilirim. Zok Split bizim grubun en zayıf takımı gibi görünüyor, kadroları kısıtlı ancak iyi bir hocaları var. Belki ikinci maçta daha farklı bir rakip izleyebiliriz. Bu arada Split güzel bir şehir ancak gezmek için pek fırsatımız olmadı.

Gelelim Dinamo Moscow maçına.. Öncelikle uzun bir aradan sonra mağlubiyetle tanışmış olmanın verdiği bir burukluk var elbette. Kendi adıma bahsetmek gerekirse, maçı her zaman olduğu gibi teknik/taktik yorumlamayacağım ancak bir türlü maça giremedik, ritm tutturamadık diyebilirim. Bütün ralliler rakibin hanesine yazılınca moral, motivasyon anlamında da düşüş oldu. Pazartesi oynayacağımız maçta ibrenin tersine dönmesini diliyorum. Biz elimizden geleni yapacağız ve umarım takım olarak bu kısa zamanda yaptığımız özverili çalışmaların karşılığını alırız. Hazırlık kampı yapamamış olmanın verdiği eksiklikler ister istemez ortaya çıkabiliyor. Beraber idman yaptıkça ve maç tecrübesi kazandıkça bu kazalar son bulacaktır tahminimce. O yüzden öncelikle minimum kayıpla yola devam edip Şampiyonlar Ligi üst turu garantilemeliyiz.

Son olarak Katar ile ilgili başka bir yazıda fikirlerimi ve tecrübelerimi paylaşacağım için şimdilik bu bölümü atlıyorum..

Bana gelen sorulara genel bir cevap vermek gerekirse;

Kendi adıma mutlu olduğum şeyler var, Fenerbahçe Acıbadem’e geldiğimden bu yana Milli Takım dahil tüm maçlarda görev aldım. Voleybolumun her geçen gün gelişim gösterdiğine inanıyorum. 3 yıldır istikrarlı bir çizgi yakaladım ve çok değerli oyuncularla, antrenörlerle çalışma fırsatı buldum. En çok ilk senemde Eczacıbaşı ile oynadığımız ve Şampiyon olarak noktaladığımız maçta sevindim ve en çok Cannes’da Bergamo ile oynadığımız Şampiyonlar Ligi finali maçını kaybettiğimizde üzüldüm. Umuyorum bu sene Avrupa’da yarım bıraktığımız işi tamamlayıp, emeklerimizin karşılığını kupayla alırız.

Yeni salon gerçekten güzel ve dört tarafın tribünle çevrili olması daha etkili bir ambiyans yaratıyor. Taraftar daha çok maçın içinde oluyor ki bu bizim için büyük bir avantaj. Tüm maçlarımızda destek olacaklarını ve bize yardım edeceklerini biliyorum. Bunun için herkese teşekkürler.

Yeni sezonda oda arkadaşım Chris, benim için dünyada izleyip de beğendiğim sayılı orta oyunculardan birisiydi. Onunla aynı takımda aynı idmanı yapıyor olmak mutluluk veriyor bir de üstüne oda arkadaşı olunca tadından yenmiyor. smiley

Alex ile ilgili sorulara gelince de, her Fenerbahçe taraftarı gibi ben de O’nun büyük hayranıyım ve nihayetinde onu bir anda salonda görmek heyecanlandırdı beni bu sebeple de hemen fotoğraf için yanında bittim. smiley İnşallah başka maçlarda da bizi destekler, “Teşekkürler Büyük Kaptan.”

En son izlediğim film : Due Date (Git Başımdan) (Çok güldük, tavsiyedir… smiley )

En son okuduğum kitap : Can Dündar – Lüsyen

Bu aralar dinlediğim şarkı : İdmanlarda da dilimde, Metin Işık – Lay Lay Lom !!! ( smiley )

Bu aralar izlediğim dizi : Dexter’a takmış durumdayım… smiley Bir de “Öyle bir geçer zaman ki”..

Şimdilik bu kadar.

Herkese çok selamlar, iyi bakın kendinize..

blog comments powered by Disqus