Per Aspera Ad Astra / Zorluklardan Yıldızlara

Sayonara !

Herkese merhaba,

Dinamo Moscow maçı sonrası, Rusya’dan dönüş yolculuğumuzda nihayet uzun zamandır yazmak istediğim blog’umu yazacak vakti bulabilmek beni sevindirdi. İnanın günlerim o kadar yoğun geçiyor ki, yapmam gereken şeylere zaman bulmam oldukça zor oluyor. Şimdi uzun zamandır yazmam gereken yazıma dönme vakti geldi. Son blog’da kaldığım yerlerden devam etmem en doğrusu olacak sanırım..

Japonya’da oynadığımız Dünya Şampiyonası günlerine geri dönersek…

İkinci tur güzel başlamıştı bizler için.. Sırbistan maçının saatinin çok erken olması ve erken saatte maç oynamaya pek alışık olmayışımız, açıkçası maçtan önce biraz endişe vermiş olsa da oyuna çok iyi girip, çizgimizi koruyarak Sırbistan’ı uyandırmadan 3-0 net bir skorla yendik. Maç bitimindeki yüz ifadeleri görülmeye değerdi..

2. maçta Peru ile karşılaştık. Maç için söylenecek çok bir şey yok açıkçası… 3-0 kazandık.

3. maçımızda turnuvanın ev sahipliğini yapan Japonya ile karşılaştık. Teknik/Taktik yorum haricinde; seyirci avantajını kullanan rakibimiz, çok iyi servisler atarak devamında blok, hucüm ve defans yaparak adeta bizim sahada elimizi kolumuzu bağladı ve Japonlar hak ederek maçı 3-1 kazandılar. Biz bir anda 2 set geride olmanın verdiği kırgınlıkla ve Japonya’yı bu kadar iyi oynarken görmeyi beklemezken açıkçası biraz konsantrasyon sorunu yaşadık ve o şaşkınlığı atamadan maçı bitirdik. Bu maç ile ilk 4 şansımız tamamen bitmiş oldu. Takım üzerinde tabii ki etkisi büyüktü, fakat turnuva devam ettiği için diğer maçlara konsantre olmalıydık.

2. grupta son maçımızı Polonya ile oynadık. Setlerde başlangıçta önde giderken sonlarda kaybederek 3-1 maçtan mağlup ayrılan taraf olduk. Yenildiğimiz halde averajla 5. – 8.’lik maçlarını oynama hakkı kazandık, Polonya ise kazandığı halde 9.luk ve 12.’lik maçları oynama hakkı elde etti.

Sonrasında karşı gruptan Almanya ve İtalya rakiplerimiz oldu. Her ne kadar ilk 4’ü kaçırmış olsak bile 5-8 oynamak da başarı sayılacağı için full konsantrasyon ile Almanya maçına çıktık ve takım olarak oldukça istekliydik. İlk 2 set çok güzel top oynadık, Alman takımına kendi oyunlarını oynama şansı vermedik diyebilirim. Sonrasında biraz rehavete kapılıp (ya da durumun adını siz koyun) 2 set verip durumu 2-2’ye getirdik. Tie-break setinde 6-2 geriden gelip öne geçmek maçın kaderini değiştirdi diyebilirim. Hakettiğimiz bir galibiyet alıp maçı 3-2 kazandık. Maç sonrası çok mutlu olduğumuzu hatırlıyorum..:)  5.’lik ve 6.lık maçımızı Sırbistan’ı 3-0 yenen İtalya ile oynadık. Ve 3-0 kaybederek şampiyonayı 6. olarak, tarihte bir ilki gerçekleştirerek noktaladık.. Güzel bir turnuvaydı, Japonya’da çok karmaşık duyguları yaşadık takım olarak. Oda arkadaşım Gözde’ydi ve açıkçası birbirimize 25 gün boyunca destek olduk ve sayesinde günler gayet keyifli ve hızlı geçti..:)

Dünya Şampiyonası’nda ilk 4’ü hakeden bir takım olduğumuzu düşünüyorum. Fakat 6.lıkla döndük. Benim için sevinme anlamında başarıdan çok teselli oldu diyebilirim. Buradan da bir kez daha turnuvanın ‘En Skorer Oyuncusu’ seçilen takım arkadaşım Neslihan’ı kutluyorum..

blog comments powered by Disqus